ELEŞTİRİ DEĞİL, SANAL ŞİDDET !
Bir insanı eleştirmekle onu aşağılamak arasında kocaman bir fark var. Bir sanatçının yaptığı işi beğenmemek başka, o sanatçının kişiliğine, emeğine ve onuruna saldırmak bambaşka.
ELEŞTİRİ DEĞİL, SANAL ŞİDDET !
Uzun zamandır takip ettiğim bir konu var ve açıkçası beni inanılmaz rahatsız ediyor: SOSYAL MEDYA ZORBALIĞI!
Kendini bilirkişi sanan, acımasızca yorum yapan, karşısındaki insanın ne hissedeceğini hiç düşünmeden birkaç kelimeyle can yakmayı marifet sayan SOSYAL MEDYA ZORBALARI!
Canlar, bunu neden yapıyorsunuz?
Can sıkıntısı mı? Yaşadığınız hayat mı sizi tatmin etmiyor? Bir aşağılık kompleksi mi? Belki de bunların hiçbirisi değil; belki gerçekten size sunulanı beğenmediniz.
Beğenmeyebilirsiniz. Eleştirebilirsiniz. Hatta fikrinizi açıkça söyleyebilirsiniz. Buna kimsenin itirazı yok.
Ama asıl önemli olan nasıl söylediğiniz, yani ÜSLUBUNUZ!
Bir insanı eleştirmekle onu aşağılamak arasında kocaman bir fark var. Bir sanatçının yaptığı işi beğenmemek başka, o sanatçının kişiliğine, emeğine ve onuruna saldırmak bambaşka.
Sahi, çok mu zor bir şeyi incitmeden, kırmadan, küstürmeden, ağlatmadan eleştirmek? Biraz tatlı dil kullanmak? Karşınızdakinin de sizin gibi duyguları olan bir insan olduğunu hatırlamak?
Elimde olsa hepinizi biraz rahatlamanız için tatile gönderirdim. ☺️
Biraz deniz, biraz güneş, bolca huzur… Belki dönüşte klavyenin tuşlarına basarken karşınızda bir insan olduğunu hatırlarsınız. 😂
Çünkü sosyal medya, insanlara söyleyemeyecekleri şeyleri söyleme cesareti vermemeli. Tam tersine, daha fazla nezaket göstermemiz gereken bir alan olmalı.
Ben fazla bir şey istemiyorum.
Bundan muzdarip olan BİZ, biraz daha nezaket, biraz daha sağduyu ve biraz daha merhamet istiyoruz.
Eleştirelim, konuşalım, fikirlerimizi söyleyelim… Ama birbirimizi yok etmeden.
Çünkü bazen bir cümle sizin için sadece birkaç saniyelik bir yorumdur; karşınızdaki için ise bütün gününü, hatta çok daha fazlasını etkileyebilecek bir yaradır.
O yüzden lütfen…
ÜSLUP, ÜSLUP VE ÜSLUP!