Köşe Yazısı

KELİMELER VE ANLAMLAR

Ah kelimeler... Keşke hangi ağza düşeceğinizi seçme özgürlüğünüz olsaydı...

Sedat Memili 9 okunma
KELİMELER VE ANLAMLAR

“Ne tuhaf ömrümün sonuna kadar

Kelimelerle yaşamam

Ağaçtan çok ağaç sözünü

Denizden çok deniz sözünü sevmem”

1993 yılında yitirdiğimiz şair Sabahattin Kudret Aksal’a ait olan bu dizeler, içinde yaşadığımız çelişkileri bir kez daha anımsattı.

Kelimelere sığınmak...

Kelimelerle mutlu olmak...

Özgür yaşamaktan çok “özgürce” kelimesini sevmek;

Gerçeklerle yüzleşmekten çok, “gerçek” kelimesi ile eğlenmek;

Başarı kelimesini çok severiz örneğin ya da mutlu olmak... Bu tür kelimelerin sihirli bir çekicilikleri vardır.

Peki kaç tanemiz başarıların ya da mutlulukların hakkını verebiliyoruz.

Hangi birimiz, bunların altıda ezilmeden onlara egemen biçimde yaşayabiliyoruz.

Ömürler adanıyor düşlere...

Peki hangimiz düşleri elde ettiğimizde onların esiri olmadan yaşayabiliyoruz.

Kelimelerin simgeleştiği anlamlar ile yaşam pratiğimiz birbirinden o kadar ayrı ki...

Kim dürüst olmayı istemez?

Kim çocukken katil ya da hırsız olmak ister?

Kim mutlu ve sorunsuz bir yaşamı özlemez ki?

Ama bunlar hep olmasını başkalarından beklediğimiz şeylerdir. Dürüst bir yönetim isteriz ama, kişisel çıkarlarımız ağır basınca dürüstlükten ödün verebiliriz.

Rüşvete hep karşıyızdır. Ama yeri geldiği zaman işimiz yürüsün diye rüşvet vermeyi de erdem sayabiliriz.

İş bitirici yönetimler ancak bizim işimizi görmüşse iyi yönetimlerdir. Başkalarının işini yapıyorsa kötü yönetimdir.

Kelimeleri babanızın malı gibi kullanabilirsiniz; sanki onlar mülkiyeti bize ait olan serbest mallardır.

Oysa bazı kelimeler o anlamı kazansın diye, binlerce insan yaşamını, milyonlarcası ise yarınlarını feda etmiştir. Kanla, öz veri ile, kavga ile anlam kazanmış kelimeler şimdi ortalıkta serbest mal gibi çiğnenen bir sakıza dönüşmüştür.

“Laiklik” kelimesinin tarihinde nice gözyaşı yıkılmış, tahrip edilmiş yaşamlar vardır. Ama şimdi ortaya düşen bu kelime “ulusal bağımsızlık” gibi ağızda devamlı çiğnenmektedir.

Bu kelimeye düşman olanlar, yine bu kelimenin gücüne sığınmaktalar. Tıpı “demokrasi” kelimesinde olduğu gibi...

“Ben fakirden yana değilim...” “İşçi hakları beni ilgilendirmiyor...” “Varoşlarda yaşayanlar ne ki...” “Adil paylaşım benim sorunum değil...” “Ne haliniz varsa görün ben kendim ve çıkarlarım için savaşıyorum...” “Şu köylü nüfusunu daha da azaltmazsam namerdim...” gibi cümleleri kullanan var mı?

Var da ben mi bilmiyorum?

“Emperyalist sistemin çıkarlarından yana ben de kesemi dolduracağım bunun için demokrasiye ihtiyacım var” diyebilen açık yürekli var mı?

Ama insanlarımız mağdur, işçimiz perişan, sokaklar sistemin ürettiği ve dışladığı çocuklar dolu, adi suçlarda, intihar ve boşanmalarda artış ve hala iktidarın yalanları...

Biz kelimeleri anlamına uygun yaşamayı değil, kelimeleri kullanmayı seviyoruz.

Ah kelimeler...

Keşke hangi ağza düşeceğinizi seçme özgürlüğünüz olsaydı...

Yazar

Sedat Memili

Gazeteci - Araştırmacı Yazar

Okur Görüşleri

Yorumlar (0)

Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz gönderin.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Tüm yorumlar yayınlanmadan önce incelenir.

Yorumunuz yönetici onayından sonra görünür olacaktır.

Diğer Köşe Yazıları

27 Temmuz 2026

O TÜRK’TÜ AĞLAMAYA DEĞMEZ…

Madem fikirlerin değil şahısların peşine takılacaktık Padişahlığı neden yıktık? Peşinden gideceğimiz padişah vardı zaten (!)