Köşe Yazısı

" Yerel Yönetimler ve Toplumsal Meseleler." Çukurova İçin Hizmet Vakti

Adana'nın kalbi Çukurova, sahip olduğu insan kaynağı, sosyal yapısı ve gelişim potansiyeliyle sadece bugünümüzün değil, geleceğimizin de teminatıdır.

Atay Dumlu 172 okunma
" Yerel Yönetimler ve Toplumsal Meseleler."  Çukurova İçin Hizmet Vakti

Ancak her gün mahallelerimizi gezen, vatandaşlarımızla aynı sofraya oturan ve onların dertlerine kulak veren herkesin gördüğü bazı gerçekler vardır.

Bugün Çukurova'da vatandaşlarımızın en çok dile getirdiği sorunların başında bozulan yollar, bir türlü giderilemeyen çukurlar, temizlik hizmetlerindeki yetersizlikler, yaz aylarında hayatı zorlaştıran sinek ve haşere sorunu, giderek artan trafik yoğunluğu ve plansız kentleşmenin oluşturduğu sıkıntılar gelmektedir.

Elbette yerel yönetimlerin görevi kusursuz olmak değildir. Ancak eksiklikleri görmek, vatandaşın sesini duymak ve çözüm üretmek en temel sorumluluktur. Sorunları dile getirmek; karamsarlık yaymak ya da birilerini yıpratmak amacı taşımaz. Aksine, daha yaşanabilir bir Çukurova idealine katkı sunmanın gereğidir.

Bozulan yolların onarımı için mahalle bazlı çalışma takvimleri oluşturulmalı, altyapı çalışmaları tamamlandıktan sonra vatandaş aylarca bekletilmemelidir. Temizlik hizmetleri daha etkin denetlenmeli, personel ve ekipman planlaması nüfus yoğunluğuna göre yeniden değerlendirilmelidir.

Sinek ve haşereyle mücadele, sadece belirli dönemlerde yapılan ilaçlamalarla sınırlı kalmamalıdır. Bilimsel yöntemlerle sürdürülebilir mücadele programları uygulanmalı, özellikle riskli bölgelerde düzenli denetimler artırılmalıdır.

Trafik sorununa yönelik akıllı kavşak sistemleri, yeni otopark alanları, alternatif ulaşım güzergâhları ve toplu taşımayı teşvik eden projeler hayata geçirilmelidir. Aynı zamanda geleceği düşünen bir şehircilik anlayışıyla yeşil alanlar korunmalı, sosyal donatı alanları artırılmalı ve düzenli kentleşme temel ilke hâline getirilmelidir.

Çünkü belediyecilik; yalnızca asfalt dökmek, kaldırım yapmak veya çöp toplamak değildir. Belediyecilik, gönüllere dokunmaktır. Vatandaşın derdini kendi derdi bilmektir. Çocukların güvenle oynayabileceği parklar, gençlerin umutla bakacağı bir gelecek ve büyüklerin huzurla yaşayabileceği mahalleler inşa etmektir.

Türk milletinin devlet anlayışında yöneticilik, bir makamdan önce büyük bir emanettir. Bu emaneti taşıyanlar için çalışkanlık bir tercih değil mecburiyet; üretkenlik bir slogan değil görev; adalet ise vazgeçilmez bir ilkedir.

Milliyetçi belediyecilik anlayışı da tam olarak bunu ifade eder. Milletin kaynaklarını israf etmeden kullanan, ayrım yapmadan her mahalleye eşit hizmet götüren, vatandaşını dinleyen, çözüm üreten ve gelecek nesilleri düşünen bir yönetim anlayışı…

Üretken belediyecilik; mazeret değil proje üretir.

Çalışkan belediyecilik; seçimden seçime değil, her gün vatandaşın yanında olur.

Milliyetçi belediyecilik ise milletin emanetine sahip çıkar, alın terini kutsal bilir ve hizmeti şeref kabul eder.

Çukurova'nın da Adana'nın da hak ettiği şey; polemik değil hizmettir. Bahane değil çözümdür. Ayrışma değil birliktir.

İnanıyorum ki ortak akıl, samimiyet ve hizmet aşkıyla hareket edildiğinde; çukurların değil projelerin konuşulduğu, sineklerin değil temiz sokakların öne çıktığı, trafik çilesinin değil yaşam kalitesinin örnek gösterildiği bir Çukurova'yı hep birlikte inşa edebiliriz.

Çünkü bu güzel şehir, günü kurtaran yönetim anlayışlarını değil; geleceği planlayan, milletini seven ve çalışmayı ibadet bilen kadroları hak etmektedir.

 Ve unutulmamalıdır ki;

Şehirler binalarla değil, hizmet anlayışıyla yükselir. Milletin gönlüne dokunanlar ise geride sadece eser değil, hayırla anılan bir iz bırakırlar.

Yazar

Atay Dumlu

İ.İ.B.F İktisat, İşletme, Kamu Yönetimi ve Siyasal

Okur Görüşleri

Yorumlar (0)

Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz gönderin.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Tüm yorumlar yayınlanmadan önce incelenir.

Yorumunuz yönetici onayından sonra görünür olacaktır.

Diğer Köşe Yazıları