Köşe Yazısı

SİVİL, TOPLUM, ÖRGÜT NASIL TANIMLANABİLİR, STÖ NASIL OLUNABİLİR, SÖZDESİ İLE GERÇEĞİ NASIL AYIRT EDİLEBİLİR?

28 Şubat 2026’dan beri, daha öncekilerin güncel devamı halinde, ABD-İsrail ittifakının İran’a, Gazze’ye, Lübnan’a, Yemen’e, Suriye’ye, Irak’a saldırıları sürüyor. İran da Yemen’de Husiler/Ensarullah, Lübnan’da Hizbullah, Irak’ta Haşdi Şabi ile birlikte hareket ediyor, ABD-İsrail’e ait yerleri ve onlara üst sağlayan Körfez ülkelerini vuruyor.

Prof. Dr. Adnan GÜMÜŞ 66 okunma
SİVİL, TOPLUM, ÖRGÜT NASIL TANIMLANABİLİR, STÖ NASIL OLUNABİLİR, SÖZDESİ İLE GERÇEĞİ NASIL AYIRT EDİLEBİLİR?

28 Şubat 2026’dan beri, daha öncekilerin güncel devamı halinde, ABD-İsrail ittifakının İran’a, Gazze’ye, Lübnan’a, Yemen’e, Suriye’ye, Irak’a saldırıları sürüyor. İran da Yemen’de Husiler/Ensarullah, Lübnan’da Hizbullah, Irak’ta Haşdi Şabi ile birlikte hareket ediyor, ABD-İsrail’e ait yerleri ve onlara üst sağlayan Körfez ülkelerini vuruyor. Çatışmanın öncelikli sebebi emperyalizm. Güncel örneğinde sahadaki tarafları din mezhep jargonuyla tarif edilirse bir yanda Şii ağırlıklı gruplar diğer yanda Yahudi-Evanjelist gruplar. Bu yazı bakımından “sivil” boyutu özgül bir durum oluşturuyor. Hemen her işgalde, her bir saldırıda, “çatışmalarda siviller de öldü” veya “siviller zarar görmedi”, “halk zarar görmedi” gibi açıklamalar tekrarlanıyor. Gerçekte ise işgal güçleri pek asker milis sivil ayrımı yapmıyor, sonuçta diğerinin iradesini kırmak ana stratejilerden birini oluşturuyor. Kaldı ki, hangisi olursa olsun halkın ve sivillerin dahil edilmediği, zarar görmediği bir çatışma yok. Bir çatışmalı ortamda kimin sivil kalabildiği kimin sivil olmadığı da ayrıca çok tartışmalı bir konu, yurttaşı olduğunuz ülke saldırmış veya saldırıya uğramışsa, artık kim sivil?

Sivil olanla olmayanın ayrımı ne, sivillik önemli mi, sivil olmalı mı, sivillik savunulmalı, sivillere yönelik etkinlik yapılmalı mı? Sivil toplum, sivil örgüt, sivil toplum örgütü ne?

Fikri, Felsefesi, Amaçları Ne: Tanımlama ve Temyiz Problemi

Bu çatışmalardan çok daha önce oluşan bir fikir, bu çatışmalı ortamda yayın hayatına başlayacak. “Sivil yeni iz” diye sivil toplum örgütlerinin yansısı olma iddiasında bir yayın hayata geçiyor. Her yönelim bazı basit fikirlerle başlıyor zaten. Şimdi somutlaşırken bunların ne kadar makul olduğu ile daha açık bir şekilde yüzleşilmesi, nesnelleşen süreçte hangi amaç ve ilkelerle hareket edileceği daha açıkça oluşturulmak, açıklanmak durumunda. Bu süreli yayının temel fikri ne, felsefesi ve amaçları ne olmalı, ne olacak? Eğer “sivil toplum örgütlenin” bir yayını veya bunların dertlerini meramlarını etkinliklerini dillendirecekleri bir yayın olacaksa, en asgari düzeyde iki temel sorunu açıklığa kavuşturmak gerekiyor: Tanımlama ve temyiz problemi.

1-Kişiliklerin, tarafların, toplumun, eşgüdümün, iş birliğinin “sivil” olanı ve olmayanı varsa, “sivil” ne anlama geliyor? “Sivil”, “toplum”, “örgüt” ayrı ayrı ve birleşik halde “sivil toplum örgütü” ne anlama geliyor? Bir gerçek kişinin veya tüzel kişiliğin sivil olup olmadığı nasıl bilinebilir?

Sivil olma; gönüle, gönüllülüğe, özgürlüğe, tercihe dair mi, bu yetiler neler? Halk ile, hak ile bağı nedir?

Bir kişiyi, “sivil” olanı tözü/zatı ile mi idrak edebilir kavrarız, isimleri işaretleri yapıp etmeleri üzerinden mi kavrarız?

Nasıl kavrayabilir nasıl tanımlayabilir, en azından nasıl tarif edebiliriz?

2-Dahası sivillik ve STÖ’nün sahtesi gerçeği nedir, iyisi kötüsü nedir? “Saf” ile “sahte” olanını, “iyi” ile “kötü” olanını nasıl ayırt edeceğiz?

Hakkın gözüyle/hakiki/haklı olanı haksızdan ayırt edebilme yetisi/gücü “basiret” bir kalp/ a priori verili bir kuvvet mi yoksa içinde yaşanılan gruplardan, insanlığın ortak deneyimlerinden, akıl bilinç süzgeciyle de süzülmüş tarihi deneyimsel öğrenilmiş tinsel bir kuvvet mi?

Halkın gözünden bakılırsa ne?

Sahtesi ile gerçeğinin, kötüsü ile iyisinin tanınabileceği evrensel ölçütler var mı, en azından tarihsel örnekler/insanlığın başarıları nedir, bunlar mı ölçüt olacak?

Fikrine, Felsefesine Temel Olan Tanımlama ve Temyiz İçin Çerçeve

“Sivil toplum örgütü” nedir sorusuna “sivil, toplum, örgütüdür” ve gerçeği ile sahtesi nasıl ayırt edilebilir sorusuna da “sivil olup olmadığı, sivil toplum/halk için olup olmadığı, örgüt olup olmadığından ayırt edilir” diye yanıt verilirse eksik veya yanlış bir şey söylenmiş olmaz ama hala tanıma dair bir şey söylenmiş olmaz, yol yönteme dair bir şey söylenmiş olur.

O halde, sivil, toplum ve örgüt nedir, bunların birleşiği nedir? Her birinin ve bu üçünden oluşan toplumsal birleşiğin mahiyeti, özellikleri, işleyişi, etkisi, işlevi, çeşitleri nedir, ne işe yarar?

Her tanım, her temyiz; arkasındaki fikirlere dayanır, kendisi de bir fikir oluşturur. Her fikir de tanımlanma temellendirme ihtiyacı duyar. Konusu gayesi tanımlanmak temellendirilmek duurmundadır.

STÖ’nün Şartı, Mahiyeti, Fikri Ne: Özgürlük, Gönül/Gönüllülük, Örgütlülük/Dayanışma, Halkın Nesnel Tini

Bir şeyin sivil olması özgürlük/gönül/gönüllülük şartından, örgüt olması örgütlülük/dayanışma şartından, “toplum” olması “halkın nesnel tini” olmasından mı geçer? Özgür olmayan sivil olur mu? Halktan olmayan toplum sayılır mı? Kişinin ve halkın kendini gerçekleştirmesi ile resmi kurumların, dinin, geleneğin, paranın, iktidarın kendini gerçekleştirmesi aynı şeyler mi?

Özgürlük nedir, irade nedir?

Gönül, gönüllülük nedir?

Kişinin, halkın kendisi öznesi olmadığı halde özgürlük, gönüllülük olanaklı mı?

Kişinin, halkın özgür olmadığı halde sivil olması olanaklı mı?

Halkı düşünmediği, halkla dayanışmadığı halde toplum olması olanaklı mı?

Sahtesi ile Gerçeğini Ayırt Edici Yol Yaklaşım İlke: Eleştirel Düşünme

Toplumsal güç ilişkilerine dikkat etmeden bilinç, aydınlanma, vicdandan söz edilebilir mi, sahtesi gerçeği ayırt edilebilir mi?

Sahtesi ile gerçeği nedir, her örnek için geçerli genel mutlak bir yanıt verilmesi, zor olabilir. Ama sahtesi ile gerçeğini ayrıştırıcı bir ilke önerilebilir: Eleştirel düşünme. Eleştirel düşünme; yapılanın riya veya yadsıma/yabancılaşma içerip içermediğini ayırt edebilmenin şimdiye kadar deneyimlenmiş en iyi yolu sayılabilir: Halkın/toplumun yararı dışında iktidar veya çıkar ilişkileri var mı yok mu? Varsa, saf bir “toplum örgütü” sahtesinden en başta saf veya iktidar ilişkileri bakımından eleştirel süzgeçten geçirilerek ayırt edilebilir.

Kişi, Kişilik, Örgüt, STÖ Olma: Yenilik, İz, Etki, “Yeni İz”

Birinin, kişinin, kişiliğin/örgütün varlığı bir izi etkisi olmasıdır, etki yoksa, özne/örgüt de yoktur, özne/örgüt olarak kişi ve kişilik yoktur. Etkili olmak, iz sürmek ve iz bırakmak, insanın tanımındandır: Amaç gütme/ amaç gerçekleştirme/ siyasi canlı olma/ etki yapma/ iz bırakma.

Bir örgüt, bir kişilikse yaşama bir şeyler katmalıdır, bir şeyler katıyorsa yeni bir iz oluşturuyor demektir; sivil olma bir kişilik olma, bir özne olma ise aynı zamanda yaratıcı olmadır, etki iz bırakmadır.

Etkisi izi olmayan zaten kişi veya kişilik değildir; bir kişi veya kişilik varsa bizatihi yeni bir izdir.

“Sivil Yeni İz”, böyle bir yayın; her şeyden önce bir fikirdir, bir fikrin gerçekleşme sürecidir. Ana fikri, böyle bir fikrin ana gayesi; insana, halka olumlu bir dokunuş yapan, “halkın nesnel tini” sıfatını hak eden sivil toplum örgütlerinin dili sesi olmaktır.

Halkın nesnel tini olarak sivil toplum örgütleri ve sivil toplum örgütlerinin nesnel tini olarak sivil yeni iz.

Bu yayın da sivil olursa, toplum olursa, örgüt/eşgüdüm olursa, gönüllüleriyle birlikte başarılabilirse, başarıları birlikte daha da derinleştirilebilirse, o halde kendisi de bir STÖ olabilecek, ancak bir STÖ olabilirse STÖ’lerin nesnel tini olabilecektir.

Diğer Köşe Yazıları